Kamuda Çalışan Hukukçular

Kamuda Çalışan Hukukçular

Kamuda görev yapan hukukçuların esas sorumlulukları, işlevi ve önemi; görev yaptıkları kurum ve kuruluşların işlem ve eylemlerinde hukuka uygunluğun sağlanmasıdır. Hukuk Müşavirlikleri bu çerçevede gerek kamu kuruluşlarınca hazırlanan yasa taslakları, gerekse yürütmenin düzenleyici işlemlerinin (tüzükler, yönetmelikler) hazırlanmasında, ayrıca idarenin birel işlemlerinin hukuka uygun olarak tesis edilmesinde çok önemli bir işleve sahiptirler.

KAMUNUN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE İLK AKLA GELEN

DURUMLARININ DÜZELTİLMESİNDE İSE DAİMA UNUTULAN

KAMUDA ÇALIŞAN HUKUK MÜŞAVİRLERİ AVUKATLAR VE RAPORTÖRLER

3046 sayılı Kanunla kamu kurumlarının teşkilat yapısı genel olarak ana hizmet birimleri, danışma ve denetim birimleri ve yardımcı hizmet birimleri olarak belirlenmiştir.

Danışma birimi olarak Hukuk Müşavirlikleri, dava takip etmenin ötesinde her kamu kuruluşunun hukuka uygun hareket etmesinin sağlanmasında idari teşkilatın üç temel ayağından birini oluşturmaktadır.

Kamuda görev yapan hukukçuların esas sorumlulukları, işlevi ve önemi; görev yaptıkları kurum ve kuruluşların işlem ve eylemlerinde hukuka uygunluğun sağlanmasıdır. Hukuk Müşavirlikleri bu çerçevede gerek kamu kuruluşlarınca hazırlanan yasa taslakları, gerekse yürütmenin düzenleyici işlemlerinin (tüzükler, yönetmelikler) hazırlanmasında, ayrıca idarenin birel işlemlerinin hukuka uygun olarak tesis edilmesinde çok önemli bir işleve sahiptirler.

Kamuda çalışan Hukuk Müşavirleri ve Avukatların görüşleri, yöneticilerin alacakları kararların hukuka ve mevzuata uygun olmasını, aykırı uygulamalara meydan verilmeyerek idarenin işlem ve eylemlerinin yargıya taşınmasını ve iptal sonucuyla karşılaşılmamasını sağlamaktadır.

Avukatlık temelde; araştırma, inceleme, öğretme, bilgi verme, yol gösterme ve hatırlatma gibi görevleri kapsayan bir güven ve özen mesleğidir. Kamu kuruluşlarında görev yapan Hukuk Müşaviri ve Avukat Kadrolarına atanmalarda, mer-i mevzuat hükümleri uygulanmaktadır. Kamu kuruluşlarında çalışan Hukuk Müşavirleri ve Avukatların atanması ve mesleki bağımsızlıklarının sağlanması için yargının diğer kesimini oluşturan Hakim ve Savcılar gibi müstakil bir kanuni düzenleme olmadığından Hukuk Müşavirleri, Avukatlar ve Raportörler mesleklerini özgür bir şekilde icra edememekte, hukuk dışı baskılara maruz kalmakta, yüklendikleri ağır yükle bağdaşmayacak şekilde düşük ücretlerle çalıştırılmakta ve emekliliklerinde de aynı mağduriyetleri devam etmektedir. Emekli olduklarında ön lisans yapmış bir memurla aynı kategoride değerlendirilerek aynı emekli maaşını almaktadırlar.

İdare adına yetki kullanan ve sorumluluk yüklenenlerin sahip oldukları yetki ve yüklendikleri sorumluk oranında hakka da sahip olmaları gerektiğinden hareketle kamu kurumlarında görev yapan hukukçuların atanmalarını, hukuk dışı etkiler altında kalmadan bağımsız bir şekilde görev yapmalarını sağlayacak, ücret ve emeklilikleri yönünden ifa ettikleri görevlerin önemiyle orantılı iyileştirmeler sağlayacak bir kanuni düzenlemeye acilen ihtiyaç duyulduğu ortaya çıkmaktadır. Zira, kamuda çalışan genç hukukçular özlük hakları ve ücret yönünden olması gereken konumda olmadıklarından Adli ve İdari Yargı Hakimliği, Meclis Uzman Yardımcılığı, DPT Uzmanlığı gibi kariyer meslekler için açılan yarışma sınavlarını kazanıp, bu kurumlara geçmekte ve her kurumun ihtiyacı olan dinamik, mesleğinde yetişmiş, belirli bir deneyim kazanmış genç hukukçulardan yoksun kalınmaktadır.

Kamu kurumlarında görev yapan Hukuk Müşavirleri ve Avukatlar çalıştıkları kurumun menfaatlerini koruma ve savunma sorumluluğunu taşıyan, idarenin iş ve işlemlerinin hukuka uygun olarak yürütülmesi yönünde bilgi verip, yol gösteren, iddia ve savunmalarında mevzuatta belirlenen esaslar çerçevesinde, kamu yararına, hizmet gereklerine uygun olarak görev yapan personeldir. Hukukun üstünlüğünün idarede hakim kılınması, hukukçunun bilgi düzeyi, kişilik ve niteliklerine bağlıdır. Hukukun amacı olan adaleti her alanda sağlamak Hukuk Müşavirleri ve Kamu Avukatlarının temel görevidir.

Son zamanlarda bu kadroların lağvedilerek hukuk hizmetlerinin hizmet alımı şeklinde gördürülmesi dillendirilmekte ise de bu yönde bir uygulamanın yarardan çok zarar getirmesi kaçınılmazdır.

Öncelikle kurumlarda uzun yıllardan bu yana oluşan ve kurum hafızası olarak adlandırılabilecek bilgi ve belge birikimi zaafa uğrayacaktır. Böyle bir durumda liyakat, kariyer, tecrübe dikkate alınmayacağı gibi, yapılacak ihalelerde siyasi nüfuz ve tesirlere açık bir durum ortaya çıkabilecektir. Bu da yeni ve büyük sorunlara yol açacaktır. Ayrıca, bu hizmetlerin maliyetlerinin çok yüksek olması yanında (bu personel yine aynı kuruluşlarda, aynı özlük hakları ile çalışacaktır) satın alınacak olan avukatlık hizmetinin kalitesinin idarece önceden tespit edilmesi imkanı olmayacağından, kamu hizmetlerinin görülmesindeki verimlilik de olumsuz yönde etkilenebilecektir.

Bu nedenle, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında ihdas edilmiş olan Kamu Avukatlığı ve Hukuk Müşavirliği kadrolarının iptal edilerek avukatlık hizmetlerinin hizmet alımı veya ihale yoluyla avukatlık bürolarından alınması hususu, fiilen böyle bir uygulamanın hizmetin önemi, sorunları, kontrol ve koordinasyon açısından denetim eksikliğine sebebiyet vereceğinden Kamu Kurum ve Kuruluşlarının hukuki meselelerinin gereği gibi takibine imkan sağlamayacaktır.

Özel sektörde kurumsallaşmış şirketlerin Hukuk Müşavirliği birimleri kurarak istihdam ettikleri Avukatlar eliyle hukuki sorunlarını çözme yoluna gittikleri düşünüldüğünde geniş bir kitleye hitaben Kamu hizmeti veren Kamu kurum ve kuruluşlarının Hukuk Müşavirliği kadrolarında hukukçu istihdam etmelerinin elzem olduğu da ortaya çıkmaktadır.

Hukuk Müşavirliklerinin genel yapı içerisinde yer alması gerekliliği bu şekilde iken istihdam edilen hukukçuların gerek çalışma ortam ve imkanlarının iyileştirilmesi gerekse özlük haklarının iyileştirilmesi de verimlilikleri açısından büyük önem arz etmektedir.

Gerektiğinde güçlü hasımlara karşı trilyonlarca liralık davaları takip eden Hukuk Müşaviri ve Avukatlar büyük sansasyon yaratan davalara bile kendi imkanlarıyla gitmekte tek başına idareyi temsilen veya vekaleten savunmak durumunda kalmaktadırlar.

İdarenin hukuki bir sorunla karşı karşıya kalması durumunda ilk akla gelen Hukuk Müşavirleri ve Avukatlardır. İdare, problemlerini Hukuk Müşavirliklerine havale ederek üzerindeki yükten kurtulmaktadır. Çünkü bilmektedir ki nasıl olsa Hukukçular bir çözüm yolu bulacaktır.

Fakat konu iyileştirme olunca nedense Kamu kurumlarında görev yapan Hukuk Müşavirleri, Avukatlar ve Raportörler hiç hatırlanmamaktadır.

Sık sık yargı mensuplarının durumlarının iyileştirilmesi gündeme gelmektedir. Elbette ki yargı mensuplarının görevlerini gereği gibi ifa edebilecekleri bir konumda olmaları gerekmektedir.

Ancak idarenin hak ve menfaatlerinin koruyucusu olan ve kıt imkanlara rağmen hukuki sorunların ve uyuşmazlıkların hak ve nesafet ölçüsü içerisinde çözümü için uğraş veren Hukuk Müşaviri ve Avukatların durumunun görmezden gelinmesi de yadırganacak bir durumdur.

Bu gün Kamuda görev yapan Hukuk Müşaviri, Avukat ve Raportörlerin durumu hiçte imrenilecek, istenilecek düzeyde değildir.

Bakanlıların Hukuk Müşavirliklerinde görev yapan Hukuk Müşavirleri ve Raportörler ile Kamu kurumlarında görev yapan Avukatların durumu incelendiğinde ve yargı mensuplarıyla karşılaştırıldığında konu açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Hukuk Müşaviri Avukat ve Raportörlerin

Ücret Durumu

Unvanı Derecesi Maaşı
I.Hukuk Müşaviri 1/4 1.800 YTL
Hukuk Müşaviri 1/1 1.350 YTL
Hukuk Müşaviri 3/1 900 YTL
Hukuk Müşaviri 5/1 734 YTL
Raportör 4/1 700 YTL
Avukat 1/1 1.100 YTL

Yargı Mensuplarının Ücret Durumu

Unvanı
Derecesi
Maaşı

Yarg.-Dan. Üyesi
1/4
3.973 YTL

Hakim 1.Sınıf+12 yıl
1/4
3.973 YTL

Hakim 1. Sınıfa Ayrılmış
1/1
3.064 YTL

Hakim
1/1
1.603 YTL

Hakim
8/1
1.980 YTL

Hakim Adayı
9/1
1.728 YTL

İki tablonun karşılaştırılmasından da anlaşılacağı üzere I.Hukuk Müşavirinin aylığı 8 inci derecedeki Hakimin aylığından düşüktür. 1 inci derecedeki Hukuk Müşavirinin aylığı da Hakim Adayının altındadır.

Üçüncü ve daha alt derecedeki Hukuk Müşaviri ve Raportörler ise Hakim Adayının aldığı aylığın yarısından daha az aylık alabilmektedirler. Avukatların aylığı da Hakim Adayından düşüktür.

Emeklilik halinde de Kamuda çalışan Hukuk Müşaviri ve Avukatların mağduriyeti devam etmektedir. Bu gün 25 yıl üzerinden emekli olan Birinci Sınıf Hakim 2.493 YTL, Teftiş Kurulu Başkanı 2.296 YTL, Bakanlık Başmüfettişi 1.436 YTL, Mühendis 1.038 YTL emekli aylığı alırken I.Hukuk Müşaviri 25 yıl üzerinden emekli olduğunda 1.584 YTL, Hukuk Müşaviri 792 YTL emekli aylığı alabilmektedir.

Bütün bunlardan, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan Hukuk Müşaviri, Avukat ve Raportörlerin ihmal edildiği, kendilerinden beklenen hizmetle orantılı olarak haklarının verilmediği muadili kadrolardan çok daha aşağıda olan özlük haklarıyla ve mevzuatla sınırları belirlenmemiş çalışma şartlarıyla baş başa bırakıldıkları görülmektedir.

İdarenin vazgeçilmez birimi olan Hukuk Müşavirliklerinin etkin ve verimli bir şekilde hizmet verebilmeleri ve bu güne kadar yaptıkları fedakârane hizmetlere karşı idarenin vefa borcunu ödemesi için acil tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Bu çerçevede; öncelikle yasal düzenleme ile Hukuk Müşaviri, Avukatlar ve Raportörlerin atanmalarını, görev ve yetkilerini düzenleyen, hukuk dışı etkiler altında kalmadan bağımsız bir şekilde görev yapabilmelerini sağlayan bir sistemin işler hale getirilmesi gerekmektedir.

Buna paralel olarak yukarıda aktarıldığı gibi ifa ettikleri göreve ve taşıdıkları sorumluluğa yakışmayan özlük haklarının acilen düzeltilerek hak ettikleri seviyeye çıkarılması gerekmektedir.

Hukukun üstünlüğünün sağlanması ve hukuka saygının korunması için öncelikle Hukukçunun hakkının teslim edilmesi gerekmektedir.

Bütün olumsuz şartlara rağmen Kamu kurumlarında görev yapan Hukukçular güçleri yettiğince görevlerini ifa etmeye gayret sarf ederken yetkililerin durumlarını fark ederek gereğini yapmak için harekete geçmelerini de sabırla beklemektedirler.

Yaşar GÜÇLÜ

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı

Hukuk Müşaviri

Anket

Mecelle hukuktan nasıl haberdar oldunuz?: