Dünya hukuk sistemlerin dünü bugünü ve Mecelle
Müdafaat Meşrua Halindeki Katl Hadiseler! :
375 - : Nefsi müdafaa maksadiyle olan bir kati, kısası ve diyeti müstelzim olmaz. Şöyle ki: bir kimse kendi üzerine haksız yere kati kas-diyle teşhiri silâh eden mükellef bir gah sı - katilden başka bir suretle def ederek nefsini kurtarmaya kadir olamayacağı müteyakkan olmakla, kati etse hakkında ne kısas, ne diyet, ne de ta'zîr lâzım gelir. Hâdisenin şehr dahilinde veya haricinde, geceleyin veya gündüzün olması beyninde fark koydur.
Başkasına Tefviz Edilen Talâklar :
258 - : Talâkda vekâlet ve risalet carî olduğu gibi tefviz de carîdir. Şöyle kî : bir mükellef kimse, zevcesinin talâkını bir vekile, veya bir resule havale edebileceği gibi bizzat zevcesine de veya çocuk olan zev cosinin velîsine de tevdi edebilir. İşte bu tevdi, bir tefvizdir.
259 - : Tefvizde müstamel lâfızlar üçtür : Tahyir, emir bilyed.
meşiyyet.
Tahyir, zevcin zevcesine «İhtarı nefsekî = nefsini ihtiyar et» veya «Sen muhayyersin? gibi bir söz söylemesidir.
Talâkda Şarta Talikin Sübutu :
238 - : Talâkların talik edilmiş olmaları, beyyine ile sabit olacağı gibi mükellef erkekler ile mükellef zevcelerinin tesadükları ile de sabit olur.
239 - : Talâk, ecnebinin fi'line talik olundukta o fi'lin vukuu, ya beyyine ile sabit olmalıdır veya zevç tarafında nitiraf olunmalıdır, Yoksa o fi'lin vukuu, mücerred o ecnebinin sözile sabit olmaz. Velev ki onun ihbarı olmaksızın o fi'Ie başkasının ıttılai mümkün olmasın.
Talakın Ehlî :
93 - : Talâkın ehli; mükellef olan, yani : âkil, baliğ ve müteyakkız bulunan zevedir, velev ki gayri müslim bulunsun.
Binaenaleyh çocukların, matuhların, mecnunların, mübersem veya muğmaaleyh olanların ve havf ve hayalarından nâşi medhuş bulunanların, uyuyanların ve zevç olmayanların talâkları vaki olmaz.
Talâk Vukuunun Şartları :
89 - : Bir talâkın tahakkuk edebilmesi için başlıca şu gibi şartlar vardır :
(1) : Zevcin talâka ehil, yani : mükellef ve müteyakkız olması şarttır.
Binaenaleyh çocuğun, mecnunun, naimin talâkları vaki olmaz.
(2) : Zevcenin nikâhı sahih ile menkuhe veya talâka mahal olmaya salih mutedde bulunması şarttır.
Binaenaleyh bir ecnebiyye hakkında talâk vaki olmıyacağı gibi hürmeti müsahere veya^ademi kefaret gibi bir sebeble nikâhı fesh edilerek iddet beklemekte olan bir kadın hakkında da talâk vaki olmaz.
Zevceynin Mütekabil Hakları Ve Vazifeleri :
562 - : Zevc ile zevcenin bir takım karşılıklı hakları ve vazifeleri vardır. Bunların bir kısmı, aslî haklar, vazifelerdir ki, bunlara riayet kazaen lâzım gelir. Diğer bir kısmı da fer'î haklar, vazifelerdir ki, bunlara riayet de ahlâkan ve diyaneten icab eder. Bunların başlıcaları şunlardır :
(1) : Zevç, zevcesinin mehrini, nafakasını vermekle mükellef olduğu gibi zevce de zevcinin meşru olan emirlerine itaatle mükellefdir.
Nikaha Müteallik Davalar
504 - : Nikâh hakkındaki bir iddia, ya ikrar veya beyyine ile sabit olur.
Nikâhta ikrar, nikâhın hâlen veya sabıkan mevcut olduğunu iddia ve itiraf etmekten ibarettir. Nikâh da beyyine de nikâhın halen veya sabıkan mevcut bulunmuş olduğuna dair ikame edilen şahadet demektir.
Aşağıdaki meseleler : Bu iki esasa müsteniddir.
Mahkûmun aleyhin ve ehliyet ile teklifin mahiyyetleri:
538 -: Mahkûmun aleyh, yaptığı fillerden dolayı kendisine hitabı şer'î teveccüh ve taallûk eden mükellef insandır.
Bir insan, mükellef olmak için ehliyet sahibi olmak lâzımdır. Ehliyet ise akl bilmeleke ile vücude gelir.
Filhakika herhangi bir şahsa bir şeyi yapmak veya yapmamak için bir teklif teveccüh etmesi için o şahısta akl biîmelekenin bulunması lâzımdır. Ve illâ o teklif edilen şeye salâhiyet ve kabiliyet bulunamaz.
Mahkûmun bİhin mahiyyeti ve nevileri :
535 -: Mahkûmun bih, usul ıstdahmca : kendisine şarii mübînin hitabı teveccüh eden mükellef kimsenin ger'an müsbet veya menfî olar. filinden ibarettir.
Meselâ : bir müslüman namaz ile, oruç ile mükelleftir. îşte bu namaz ile oruç birer mahkûmun bihtir. Kezalik : bir müslüman yalan söylememekle, hırsızlık' etmemekle mükelleftir. Binaenaleyh yalan söylememek ve hırsızlık etmemek de birer mahkûmun bihtir.
536 - : Mahkûmun bihler, şöylece dört nevidir:
Şer'î hükümlerin mahiyetleri ve rükünleri :
520 -: Hükm, lügatte bir şeyi diğer bir şeye isnad etmektir : «Bu mal benimdir», «Bu iş faidelidir» denilmesi gibi. Usul ıstılahınca: hükmü şer'î; mükellef olan kimselerin isledikleri şeylere taallûk eden hitabı ilâhînin eseridir. Şâfiîlerden bazılarına göre ise bizzat hitabı ilâhîdir.